SAVAŞA HAYIR!

 

Değerli Basın Mensupları

 

Bilindiği üzere 28 Şubat 2026’ta, İsrail ve ABD, İran’a büyük kapsamlı bir ortak askeri operasyon başlattı. İran’da yüzlerce kişi hayatını kaybetti, aralarında çok sayıda siviller de bulunuyor.

 

Ülkemizin engellileri, savaşa şiddetle karşıdırlar. Çünkü Savaş, kitlesel sakatlık kaynağıdır. Sakatlık, bütünüyle toplumsal bir olgudur. Açlığın, eğitimsizliğin, yoksulluğun, trafik ve iş kazalarının, özetle kötü yaşam koşullarının doğrudan bir ürünüdür.

Sakatlığın en önemli kitlesel kaynağı ise, savaşlardır.

 

Araştırmacılar, tüm insanlık tarihi boyunca, bugünkü dünya nüfusu kadar insanın yerel, bölgesel ve dünya savaşlarında öldüğünü veya sakat kaldığını hesap etmektedirler. Sadece Birinci Dünya Savaşı'nda 10 milyon, İkinci Dünya Savaşı'nda ise, 20 milyonun üzerinde insanın sakat kaldığı tahmin edilmektedir. 1945 yılında Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan atom bombaları, bombanın atıldığı anda 300 bine yakın insanın ölmesine, onun iki mislisinin sakatlanmasına yol açmıştır. Bombanın radyasyon etkisinden dolayı uzun yıllar bu kentlerde sakat çocuklar dünyaya gelmiştir. İç ve bölgesel savaşlarda ölen ve sakat kalan insan sayısı on milyonlarla ifade edilmektedir.

1991 yılında ABD ve müttefikleri Irak'ta birkaç hafta içerisinde 300 bin insanın ölümüne ve çok sayıda insanın sakat kalmasına sebep olmuştur. İkinci Körfez Savaşı’ndan sonra başlayan 8 yıllık işgal boyunca bir buçuk milyon insanı öldürmüş, onun iki mislini bedensel ve ruhsal bakımdan sakatlamıştır. İşte bu yüzden, bölge halkları bakımından savaşa karşı tutum takınılması ve barışın savunulması, her zamankinden çok daha fazla önem kazanmaktadır. Çünkü savaş ölüm ve sakatlık demek olduğu kadar, insanlığın uzun yıllarda ürettiği maddî ve manevi değerlerin yıkımı anlamına gelmektedir.

 

Savaş bütçeleri oluşturulurken öncelikle sosyal fonların kısıtlanması yoluna gidilmekte; engellilere yapılan harcamalardan tasarruf edilmektedir. Bu nedenle savaş, engellilere yönelik sağlık, eğitim, istihdam, sosyal güvenlik gibi hizmetlerin gerilemesi demektir. Zaten ihmale uğrayan, horlanan ve dışlanan engelliler, savaş dönemlerinde daha çok ihmal edilmekte, dışlanmakta ve unutulmaktadırlar. Bu yüzden en kararlı savaş karşıtı ve barış savunucuları başta Altınokta Körler Derneği olmak üzere engellilerdir.

 

Savaş, ancak ulusal kurtuluş ve bağımsızlık için yürütüldüğünde haklılık kazanabilir. Büyük Önder Atatürk’ün dediği gibi “bağımsızlık için sürdürülmedikçe savaş bir cinayettir.”

 

İran’a karşı sürdürülen bir savaş, haklı bir savaş olamaz. Ancak Amerikan emperyalizminin Büyük Ortadoğu Projesinin uygulanmasına hizmet edebilir.

 

Bu nedenlerle Bizler:

 

  • Bu kirli savaşın derhal durdurulmasını, öncelikle ateşkes ve ardından kalıcı barış sağlanmasını istiyoruz.

 

  • Ülkelerin kaderinin kendi halkları tarafından tayin edilmesini istiyoruz.

 

  • Ölüm, kıyım, yıkım ve aramıza yeni savaş engellilerinin katılmasını istemiyoruz.

 

 

Altınokta Körler Derneği Adına

Genel Başkan

Yusuf Dugan

05458166466


Sosyal Medyada Paylaş